Yapay yaşam alanındaki güncel araştırmaların önemli bir kısmı, canlı organizmalar olarak değerlendirilebilecek bilgisayar programlarına ya da program parçalarına odaklanmaktadır. Bunun nasıl yaşam olarak düşünülebileceğini kavramak zor olabilir bu nedenle tartışmaya kötü şöhretli bir örnek olan bilgisayar virüsleriyle başlayacağız. Bilgisayar virüsleri tam anlamıyla canlı değildir ancak yaşamın birçok özelliğini bünyelerinde barındırırlar ve gelecekte biyolojik virüsler kadar canlı sayılabilecek bilgisayar virüslerini hayal etmek zor değildir.
Bu virüsler, kendilerini çoğaltan bilgisayar programlarıdır
ve genellikle bilgisayar korsanları tarafından bir tür şaka olarak
tasarlanırlar. Oldukça çeşitlidirler ve farklı ortamlarda varlıklarını
sürdürebilirler. Örneğin, birçok virüs yaşamının büyük bölümünü disketler
üzerinde geçirir. Diyelim ki bir arkadaşınız size virüs bulaşmış bir disket
verdi. Bu disketi bilgisayarınıza taktığınızda virüs kendisini makineye
kopyalamaya çalışır ardından başka bir disket taktığınızda kendisini ona da
kopyalamaya girişir. Eğer virüs etkiliyse, farkında olmadan tüm disketlerinizin
enfekte olduğunu görebilirsiniz. Eğer virüs yayılmacıysa, disketlerinizde büyük
miktarda yer kaplayabilir ya da bilgisayarınıza girdiğinde makinenin zamanının
çoğunu sizin yapmak istediğiniz iş yerine virüs programını çalıştırarak
harcamasına neden olabilir. Eğer virüs gerçekten zararlıysa, disketlerinizde
sakladığınız diğer programları yok edebilir.
![]() |
| https://rkm.com.au/Computer-Virus/computer-virus-life-cycle.html |
Bir bilgisayar virüsü, bildiğimiz anlamda bir yaşam biçimi
değildir. O yalnızca bir örüntüdür bir disket üzerindeki belirli bir manyetik
düzen ya da bilgisayar içindeki belirli elektronik durumlar kümesidir. Peki
bilgisayar virüsü canlı mıdır?
Dikkat edilirse, bilgisayar virüsü daha önce sıraladığımız
ölçütlerin çoğunu hatta potansiyel olarak hepsini karşılar:
- Bilgisayar
virüsü, bir bilgisayarın bellek depolama aygıtı üzerindeki bir örüntüdür.
- Kendini
başka bilgisayarlara kopyalayabilir; yani çoğalır.
- Kendisine
ait bir temsili (kendi yapısının bilgisini) depolar.
- Gerçek
virüsler gibi, içinde bulunduğu konağın (bilgisayarın) “metabolizmasını”
kullanır. Mevcut depolama ortamını değiştirmek için bilgisayarın
kaynaklarını kullanır elektrik enerjisinin ısıya dönüşümünü yönlendirerek
maddi ortamın bileşimini değiştirebilir. Yani formunu korumak ve çevresel
uyaranlara tepki vermek için enerji kullanır.
- Bilgisayar
içindeki değişimleri algılar ve çoğalmak için bunlara tepki verir.
- Parçaları
yüksek derecede karşılıklı bağımlıdır, programındaki bir veya birkaç komut
silindiğinde “öldürülebilir.”
- Birçok
virüs büyük elektriksel bozulmalara karşı dayanıklı olmasa da, dijital
bilgisayar ortamı gereği küçük gürültü dalgalanmalarına karşı kararlıdır.
Gerçekten dayanıklı bir virüs, programındaki bazı değişikliklere de direnç
gösterebilir.
- Bilgisayar
virüsleri evrimleşir ancak bu çoğunlukla insan programcılar aracılığıyla
gerçekleşir. Yapılarının incelenmesi, onları belirli soy hatlarına sahip
taksonomik bir ağaç içine yerleştirmeyi mümkün kılar. Günümüz virüslerinde
rastgele değişim genellikle yıkıcıdır ancak bazı daha gelişmiş virüsler,
yeni ortamlara uyum sağlamalarını veya tespit edilip yok edilmelerini
zorlaştıran ilkel öz-değişim mekanizmaları içerir. Dolayısıyla günümüzdeki
virüsler doğal yollarla evrimleşmez.
Bilgisayar virüsleri, doğrudan gözlemleyemediğimiz yapay bir
ortamda var olsalar da, yaşamın karakteristik özelliklerinin çoğunu taşırlar belki de yalnızca son iki özelliği tam olarak karşılamazlar. Artık sadece bir
merak konusu olmaktan çıkmışlardır ve virüs bulaşmış yazılımlar giderek
yaygınlaşmaktadır. 1988 sonbaharında, ABD Savunma Bakanlığı tarafından farklı
coğrafyalardaki bilgisayarları bağlamak amacıyla kurulan hızlı iletişim ağı
ARPA üzerinde yayılan bir bilgisayar virüsü, birçok büyük üniversite ve ulusal
laboratuvarda bilgisayar sistemlerini durma noktasına getirmiştir.
![]() |
| https://www.nytimes.com/1988/11/14/us/researchers-fear-computer-virus-will-slow-use-of-national-network.html |
Bilgisayar virüsleri, yapay yaşam biçimlerinin yalnızca bir
örneğidir. Burada ele alınmalarının nedeni, hem halihazırda ortaya çıkmış
olmaları hem de yapay yaşamın, bildiğimiz biyolojik yaşam biçimlerinden ne
kadar farklı görünebileceğini göstermeleridir. Kararsızlıkları ve evrimleşmek
için insan müdahalesine bağımlı olmaları nedeniyle, biyolojik karşılıkları
kadar “canlı” sayılmazlar. Ancak bilgisayarlar daha yaygın, daha karmaşık ve
daha fazla birbirine bağlı hale geldikçe, bilgisayar virüslerinin de bu yönde
gelişeceği öngörülmektedir. Nihayetinde, güçlü bir evrim kapasitesine sahip bir
bilgisayar virüsünün ortaya çıkması ve başlangıçtaki formunun çok ötesine
geçmesi muhtemeldir.
Sınırlı bir ortamda evrimleşen bilgisayar organizmalarına
bir örnek, Rasmussen ve arkadaşlarının geliştirdiği VENUS simülasyonudur.
Bu çalışma, bilgisayar korsanlarının çekirdek (core) belleğin kontrolü için
rekabet eden programlar tasarladığı Core Wars adlı bir bilgisayar
oyunundan esinlenmiştir. Bilgisayar programları yalnızca bilgi örüntülerinden
ibaret olduğu için, Core Wars’ta başarılı olan program, kendi örüntüsünü
bellekte çoğaltarak sonunda belleğin büyük kısmını ele geçirendir.
VENUS, Core Wars’un, programların mutasyona uğrayabildiği
bir versiyonudur. Ayrıca her bellek konumu, tıpkı güneş ışığı gibi sürekli
eklenen kaynaklara sahiptir. Bir programın çalışabilmesi için bulunduğu
bellek bölgelerinde yeterli kaynağa sahip olması gerekir. Bu kaynak akışı,
VENUS ekosisteminin orman mı yoksa çöl mü olacağını belirler. Rasmussen ve
arkadaşları, orman benzeri ortamlarda, yapılandırılmış rastgele başlangıç
koşullarından kendiliğinden ortaya çıkan ilkel kopyala/böl organizmalarını gözlemlemiştir.
Bu organizmalar son derece özelleşmiş bir bilgisayar
ortamında sınırlandırıldıkları için, bilgisayarın işletim sistemine kaçmaları
söz konusu değildir. Yapay yaşam araştırmalarıyla uğraşan tüm sorumlu
araştırmacılar, bu tür bir sınırlama (kontrol) protokolünü benimsemektedir.
Çeviri Kaynağı
Farmer, J.D. & Belin, A.d’A. (1991). 'Artificial Life:
The Coming Evolution.' In Langton, C.G., Taylor, C., Farmer, J.D. &
Rasmussen, S. (Eds.) "Artificial Life II". Reading, CA:
Addison-Wesley. pp.815-840.


0 Yorumlar